Hi, How Can We Help You?

Author Archives: Caner Tanrıverdi

Haziran 17, 2022
Haziran 17, 2022

 

 

Her dönemin kendine özgü kötü alışkanlığı olur. İçinde bulunduğumuz yaşamı düşünecek olursak teknoloji çağınız en büyük sorunu ekran bağımlılığı. Sabah uyandığımız andan, akşam uykuya dalana kadar elimizden düşmeyen telefonlar, gözümüzü kaçırmadığımız, tablet ve televizyon ayrı olarak da oyun oynamak için ciddi bir vakit ayırdığımız oyunlar neredeyse hayatımızın her yerinde ve bu teknolojinden kurtulmak imkansız hale geldi. Tabi bu gelmemizin sebepleri de var teknolojinin hayatımızı renkli hale getirmesi, bir diğer sebebi ise kolaylaştırması. Teknolojinin bu denli hayatımızın içinde olması bizi kendine bağımlı hale getirmesi ve bu piyasaya harcanan sermayenin ne kadar büyük olduğunu ve hayatımız için tehdit vari bir duruma gelmiştir. Bu platform öyle tehlikeli ki bu bağımlılık, madde bağımlılığını aratmayacak, çocuklarımızı ve bizleri kendine bağlayan bir durumda.

Ekran bağımlılığı gençler ve yetişkinler için tam olarak nasıl sonuçlar ortaya çıkaracak pek bir bilgi olmasa da şuan yaşanan durumu göz önüne alırsak durumlar pek iç açıcı değil. Çocukluktan bu yana ekran karşısında bilgisayar, telefonla ilgilenen çocuklarda hiperaktive ve dikkat problemleri olmak üzere pek çok farklı sorun olabiliyor. Ekran başında çok vakit geçirenler de ise yeme sorunu, uyku problemleri ve obeziteye daha yüksek oranda rastlanıyor. Arkadaş ilişkileri, ders başarısızlığı, aile içi problemlere kadar her alanda zarar veren ekran bağımlılığı için çözüm yolları arayalım. .

 

Ekran Bağımlılığıyla Başa Çıkmanın Yolları

Çocukların teknoloji ile olan ilişkisini düzenlerken karşımızda dev bir sektör olduğunu unutmamız gerekiyor. Ama bizimde elimizde mekan ve zamanı elde etme gücü bulunuyor. Çünkü bizim göstereceğimiz sevgi ve şefkat ile bu görevi üstlenmek. Zamanla bunlar kaybolabilir ama her zaman yapabileceğimiz şey onlar üzerinde bir otorite sağlamak ve bu konuda onların yanlışa gitmesini engellemek. Peki ne zaman ekranla tanışmaları gerekir diye konuşacak olursak, bu ortamdan ortama ve çocuktan çocuğa değişkenlik gösterebilir ama ilk okuldan önce tablet orta okuldan önce de telefonla tanışmaları çocuklar için doğru bir zaman olmayabilir.

Ekrandan gençleri uzaklaştırmak tamamı ile ekran görmesini engellemek, şu dönem için akranlarıyla iletişime geçmemesine ve daha başka sorunlar ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu nedenle uzaklaştırmaktan ziyade nasıl bilinçli kullanılabilir bu konuda eğitilmeli ve destek olunmalıdır.

Çocuklar ve gençler için ekran önünde geçirdiği saatlere bakılmalı, gerektiği takdirde aranızda anlaşmalar yapılmalı ne kadar zor olsa da bu dönemi birlikte adım atılacak şekilde atlatmak gerekli. Evde anlaşmalar yapılırken spor aktivitelerine ve buna benzer uygulamalara da zaman ayrılmalı hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu dönemde çocuklar gereğinden fazla hareketsiz bu sebepten böyle uygulamalara önem verilmeli uyku düzeni için günde 8 saat uykuya vakit ayırmalı uykudan önce tüm teknolojik aletlerle iletişim kesilmeli, odalarda televizyon kesinlikle olmamalı.

Koşulları değiştirmedikçe bağımlılığı bitirmemiz çok zor bu sebepten ötürü çocuklarımız ve gençlerimiz için önce yetişkinler olarak doğru teknoloji kullanımına bizler ayak uydurup sonrasında onlara örnek olup onları yönlendireceğiz. Bir sonra ki yazımızda görüşmek üzere, sağlıkla kalın.

 

Caner TANRIVERDİ

Haziran 8, 2022

Spor Psikolojisinde Antrenörlere Öneriler

 

  1. Antrenörlük yaparken olumlu, eğitici, yardımcı ve özerkliği destekleyici olun. Cezalandırıcı, düşmanca ve kontrolcü antrenörlük yaklaşımlarından kaçının.
  2. Teşvik edin. Bunun en iyi yolu, sporcuların yanlış yaptıklarından daha ziyade doğru yaptıkları şeylere odaklanmaktır.
  3. İçten bir şekilde övün. Övgü ve teşvik, içten olmadığı sürece etkili değildir. Sporcu iyi yapmadığını bildiği halde sizin ona iyi iş çıkardığını söylemeniz güvenilirliğinizi zedeleyebilir.
  4. Zayıf performansı cezalandırıcı olmayan bir şekilde değerlendirin, objektif olun ve daha iyi olması için ne yapılabileceğini söyleyin.
  5. Olumlu olmaya ve olumlu kalmaya özen gösterin. Her şey yolunda gittiğinde olumlu olmak kolaydır. Sporcular bazen düşük performans sergileyebilir. Fakat bir sporcu %100 çaba gösteriyorsa, çabasını da takdir ettiğinizi hissettirmeniz önemlidir.
  6. Sadece sonucu değil, doğru tekniği de ödüllendirin. Doğru tekniğin pekiştirilmesi için teşvik edilmesi önemlidir.
  7. Yönergelerinizi kısa ve basit tutun. İstediğiniz hareketi çeşitli açılardan pek çok kez gösterin. Bunun için video izletme, zihinsel antrenman teknikleri gibi farklı yöntemleri deneyebilirsiniz.
  8. Esnek olun. Kuralları motivasyonu arttıracak şekilde düzenleyebilirsiniz. Bazen ufacık değişiklikler, antrenmanı daha heyecanlı hale getirebilir ve motivasyonu destekleyebilir.
  9. Hataları düzeltirken ve geri bildirim verirken olumlu yönleri öne çıkartarak başlayın. Bu sayede sporcunuzun hata yaptığında hayal kırıklığının azalmasına yardımcı olabilirsiniz. Davranışlarınız ve sözlerinizdeki samimiyeti hissettirmeniz, inandırıcılığınızı artıracaktır.
  10. Hatalara karşı bakış açınızı değiştirin. Hatalar başarının yapıtaşları ve öğrenme sürecinin doğal bir parçasıdır. Siz hata yapmaya nasıl yaklaşırsanız, sporcularınız da öyle yaklaşacaktır.
  11. Coşkulu olun! Sporcular olumlu ve ilham verici ortamlarda daha iyi performans sergilerler. Coşku bulaşıcıdır! Gülümseyin, etkileşim içinde olun ve dinleyin.

Spor Psikolojisi

Haziran 8, 2022

Hayatındaki herkesin sana inanması için gerekli olan ilk adım, senin kendine inana bilmendir !

Motivasyon, eylemi ya da davranışı harekete geçiren ve yönlendiren içsel bir durumdur. Genel ya da özel, istikrarlı ya da istikrarsız olabilir. Aynı zamanda içsel (gereksinimler, çabalar, hedefler vb. gibi) ve dışsal (ilişkiler, ödüller, sosyal etki vb. gibi) kaynaklardan etkilenebilir.

Bizi motive eden ve harekete geçiren şeylere baktığımızda, bunların bir kısmının bize özgü bazı özellikler olduğunu, bazılarının ise ulaşmak istediğimiz sonuçlara ilişkin olduğunu görürüz. Örneğin, başlangıçta bir spor dalında iyi olmayı, becerilerimizi başarılı bir biçimde sergileyebilmek için isteriz. Ancak ardından madalya, ödül ve tanınma gibi sonuçlar da bizim için etkili hale gelmeye başlar.

Yüzücü Kieren Perkins, dünya rekorunun ardından şöyle demiştir: “performansımı arttırmak için hep kendimle yarıştım, asıl hedefim kendimi geçmekti dünya rekorunu kırmak değil”

Dışsal Motivasyon

Araştırmalara göre dışsal motivasyon, yüksek kaygı ile ilişkiliyken, aynı zamanda sporda da devamlılığı düşürmektedir. İdeal olan, sporcunun içsel motivasyonunu koruyabilmesidir. Eğer sporcu verilen dışsal maddi ödüllere alışırsa, motivasyonu içsel kaynaklardan dışsal kaynaklara çevirmeye başlar. Böylelikle dışsal ödüllerin yanlış kullanımları sonucu içsel motivasyon zayıflamaya başlar.

 

İçsel Motivasyon

İçsel motivasyonda zaman zaman dalgalanmalar yaşanabilir. Olumlu geri bildirimlerle içsel motivasyon arttırılabilir. Bu açıdan, motivasyonu arttırmada antrenörün rolü çok önemlidir.

Motivasyonu korumak, özellikle üst düzey sporcu ve antrenörlerde her zaman kolay değildir. Yarışmacılık bir tutumdur, vücut bu tutumdan hareketle sadece talimatları yerine getirir. Bu yüzden sporcular için yarışma öncesi hazırlık çok önemlidir.

Motivasyonu Sürdürebilmek İçin Sporculara Öneri

Spor Psikoloğu Beswick, sporcuların rekabetçilikte en üst düzey olan doğal akış haline ulaşmaları için izlemeleri gereken yol haritası ve her aşamanın anahtar noktalarını şu şekilde belirlemiştir:

Cesaret, Bağlılık ve Arzu

En iyisi olmayı imgeleyen bir sporcunun, yol boyunca karşılaşacağı engelleri aşabilecek motivasyonu bulabilmesi olanaksızdır.

Kişisel Hedefler

En yarışmacı ve başarılı sporcular, başarılabilir hedeflere odaklanırlar. Çok iyi olabilecekleri sınırlı sayıda konuyu seçer ve sadece onlara yoğunlaşırlar.

Yaşam Tarzı ve İş Etiği

“Nasıl yaşarsan öyle oynarsın” felsefesinin yansımasıdır.

Olimpiyat dekatlon şampiyonu Dan O’Brien nasıl şampiyon olduğu sorulduğunda tahtaya “1500” ve “36” sayılarını yazmıştır. Pistteki 36 dakikalık patlayıcı bir performans için 1500 saat antrenman yapıyor! Böyle bir iş yükünün altından kalkmak ve her gün rekabete hazır olmak için tek yol sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmektir.

Beijing 2008 Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Birleşik Krallık sporcusu Nicole Cooke, hiçbir zaman altın madalya peşinde koşmadığını vurgulamıştır. Bunun yerine her gün doğru şeyleri yapması altın madalyanın gelmesini sağlamıştı. Yaptıklarının fedakârlık olmadığını, bunun yerine birçok doğru seçim yaptığını ifade etmiştir. Yarışmacı olmak demek, mazerete yer olmayan bir ruh halidir.

Fiziksel, Teknik ve Taktik Açıdan Hazır Olma

Sporcular fiziksel olarak yorgun olursa, gerekli reaksiyonu gösteremezse ya da taktiksel kararlar konusunda kafası karışık olursa motive olamaz ve rekabet edemez.

Zihinsel Hazırlık

İyi bir hazırlık süreci, güçlü bir öz güveni ve zihinsel dayanıklılığı da beraberinde barındırır. Tam anlamıyla yarışmacı bir sporcu, amacına odaklanıp kazanmak için bir yol bulmaya çalışır.

Duygusal Kontrol

Sporcu fiziksel olarak yarışmaya çok iyi hazırlanmış olabilir ama yarışmalar duygusal bir ortamda gerçekleşir. Duygusal kontrol, zihnin (yani düşüncelerin) bedene engel olmasını önleyebilmek açısından önemlidir.

Odaklanma

En önemli etmen, geçmişi unutup o anda kalmak ve olumsuzluk ya da baskının kurbanı olmamaktır. Zihinsel olarak güçlü sporcular, yarışmaya toparlanmış ve dinlenmiş çıkma ihtiyacının farkındadır ve bu nedenle de her yarışmaya adeta pillerini yeniden doldurmuş gibi girerler.

İyi Alışkanlıklar ve Akış

Akış hali genellikle vücudun otomatik olarak çalıştığı, bir tür “düşünmemezlik” durumu olarak açıklanır. Akış, odaklanmanın çok yoğun olduğu, zaman duygusunu yitirerek ve yapılan işten haz alarak, işin kontrolünün kendinde olduğu hissidir.

Güven de bu durumun önemli bir parçasıdır. Sporcular zihinlerindeki zorlanmaları (var olan şüphe ve endişelerini de) aradan çıkarıp, bedenlerini programladıkları alışkanlıklara güvenmeleri durumunda en iyi performanslarını sergilerler.

Kısacası, işin sırrı şöyle özetlenebilir: Çalış ve güven!

Motivasyonu Sürdürebilmek İçin Antrenörlere Öneriler

Spor psikolojisindeki araştırma sonuçları, belirli antrenörlük davranışlarının sporcuların olumlu psikolojik gelişimleriyle bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Etkili Antrenörlük Davranışları

  • Gerçekçi beklentilere sahip olmak,
    • Zorlayıcı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemek,
    • Sporculara olumlu, cesaretlendirici ve samimi geri bildirimler vermek,
    • Çabayı ve doğru tekniği de en az sonuç kadar ödüllendirmek,
    • Beceri gereksinimlerini ve kuralları uyarlamak,
    • Nihayetinde de hataları düzeltirken olumlu bir yaklaşım kullanmak.
Mayıs 9, 2022
Mayıs 9, 2022

İntikam

İnsanlar yaşadıkları etkileşimlerden doğabilen anlaşmazlıklar karşısında çatışmacı tutum içine girebilmekte ya da aralarında zıtlıklar oluşan bireylerle iletişimi sonlandırma, ilişkiyi yeniden düzenleme, sınır koyma gibi yollardan birini izleyebilmektedir. Bazıları çatışma, haksızlığa uğratma gibi zararlı davranışların negatif etkilerinden kolaylıkla kurtulamayabilirler. Bu negatif etkilerden doğan duygular kişiyi intikam almaya yöneltebilir.

İntikam seçeneğini kullanmak isteyen bireylerin dikkat etmesi gereken en önemli unsur intikam almanın kısa süredeki ve uzun süredeki sonuçlarının karşılaştırılması olacaktır. Kısa süre için intikamın lezzetli olduğu yanılgısına düşülebilir ama bu çabuk geçen mikro hazdan başka bir şey olmayacaktır. Bazı araştırmalara göre, intikam başlangıçta ödül algısı yaratsa da uzun sürede zarar verici olabiliyor, beynimizde oluşan değişimler ölçülerek ödül mekanizmasının aktifleştiği görülmüştür fakat bu durumun kısa süreli olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir. Ayrıca bir Harley Quinn repliği olarak: “İntikam, beklediğimiz duygusal boşalmayı nadiren sağlar.”

Haksızlıklar karşısında belirlediğimiz plan intikam içeriyorsa şunu hatırlayalım; bize yapılmasını istemediğimiz davranışın bir benzerini sergileyecek olmak bizi daha az kötü bir insan yapmaz hatta karşıdakiyle aynı seviyeye gelmemize neden olur ve ayrıca başkasına mı yoksa kendimize mi ceza veriyor olacağız bu intikamla ilintili tasarımımızda? Tasarladıklarımız intikamla yoğrulmuşsa bize ruhsal ve fiziksel anlamda zarar vermekten öteye geçmeyecektir. İntikamın, psikolojik iyi oluşumuzu derinden sarsan, depresif duygu ve düşüncelerin artmasına sebep olabilen, kişilerarası ilişkilerimizi son derece olumsuz etkileyebilen yıkıcı bir duygu olması sebebiyle uzak durulması yararımıza sayılacaktır. İntikamdan uzaklaşmak kendimize bir iyilik yapmak anlamına gelebilir, intikam duygusundan arınmak içinse “Affetmek iyi insanların intikamıdır.” sözünde lafı edilen affedicilik kavramı üzerinde çalışabiliriz. İntikam hissinin panzehri unutmak değil affedebilmeyi deneyebilmektir.

İntikam için efor sarf etmek yerine bu enerjimizi daha faydalı ve olumlu durumlara yöneltebiliriz. Tabii ki, başkasının yoluna taş koymayı değil kendi geçtiğimiz yerlere çiçekler ekmeyi seçmek bizim yararımızadır. İntikam için gerekli zihinsel ve fiziksel aktiviteyi kendimizi olduğumuz konumdan ileriye taşımak için kullanabiliriz.

Esenlikler diliyorum.

 

NİLGÜN KURTGÜN

PSİKOLOJİK DANIŞMAN
Mayıs 9, 2022

Günümüzde sporun sosyal hayatta önemli bir yer tuttuğu genel  kabul görmektedir. İnsanlar için çok önemli olan spor, Covid-19 pandemisi sırasında benzeri görülmemiş bir krizle karşı karşıya kalınmıştır. Salgının seyri ile birlikte birçok ülke  bulaşma riskini azaltmak için tüm spor organizasyonlarını askıya almak zorunda kaldığı aşikardır. Dünya çapında ulusal ve uluslararası tüm spor organizasyonlarının ertelenmesi veya iptal edilmesi, dinamik yapısı nedeniyle toplumları aşağı çeken spor için oldukça zor bir imaj oluşturmuştur. Covid19 döneminde spor federasyonlarının veya organizasyonlarının askıya alınması ve müsabakaların seyircisiz olarak yeniden başlaması sporcuları iki farklı sorunla karşı karşıya kalmıştır.

Bunlardan ilki; COVID-19 bulaşmasa bile, sporcu antrenman programının kesintiye uğraması nedeniyle kardiyovasküler sistem, temel lokomotor özellikler ve kısa/uzun süreli egzersiz kapasitesi üzerinde olumsuz etkiler son yapılan çalışmalarda göze çarpmıştır. İkincisi ise Covid19 enfeksiyonu nedeniyle sporcularda ortaya çıkan metabolik semptomlar ve zorunlu izolasyon nedeniyle performans düşüklüğüdür. Virüs bulaşan sporcuların pandemi sırasında doğrudan ve dolaylı olarak virüsün neden olduğu fiziksel, fizyolojik ve psikolojik sorunlar yaşadığı görülebiliyor.

 

Süreç içerisinde Covid-19 sürecinin sporcular üzerinde yarattığı tüm olumsuzluklar antrenör tarafından net ve kapsamlı bir şekilde tanımlanmalıdır. Sporcuların bu süreçte meydana gelen antrenman kesintileri nedeniyle performans kayıplarına mikro düzeyde başlayacak bireysel antrenman programları uygulanmalıdır. Enfekte sporcuların iyileşme süreçleri, sağlık durumları ve atletik performansları izlenmeli ve sporcular hastalığın etkilerini dikkate alan antrenman programlarına dahil edilmelidir. Covid-19 kaygısının sporcular üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek için antrenörlerin daha fazla dikkat etmesi ve spor psikologlarından destek alması gerekmektedir. Ayrıca halk sağlığı kuruluşları, spor federasyonları, spor kulüpleri, araştırmacılar ve sporcu sağlığı uygulayıcıları ile ortak olunmalıdır. Sporcuların fiziksel, zihinsel ve psikolojik tolerans düzeyleri  üzerindeki olumsuz etkileri ve performanslarına yönelik kaygılarını en aza indirecek programlar geliştirilmelidir.

 

Yrd. Doç. Dr.

Nisan 26, 2022
Nisan 26, 2022

Sporda zihinsel destek özellikle yurt dışında kulüpler ve bireysel sporcuları tarafından
düzenli olarak kullanılan bir gelişim programıdır. Çağımızda birçok branşta bütüncül destek
modeli sporcuların maksimum performanslarına ulaşmaları için kullanılmaktadır. Bütüncül
destek programı dahilinde; sporcuların teknik, taktik, fiziksel ve zihinsel gelişimleri üzerinde
çalışma yapılmaktadır. Her alandaki uzmanlar sporcuların destek takımını oluşturmaktadır.
Bu çemberin en önemli halkalarından biri de sporcunun zihinsel yeteneklerini
geliştirmesidir. Bu konuda biz spor psikologları sporculara yardım etmekteyiz. Sporda
zihinsel destek iki ana başlık halinde özetlenebilir; gelişim ve performans. Özellikle spora
yeni başlamış ve yaşı küçük olan sporcularla çalışırken zihinsel gelişim ilk planda
tutulmalıdır. Genç ve erişkin üst düzey sporcularla çalışırken ise yine gelişime odaklanılırken
bu sefer sporcunun performansı ön plana çıkmaktadır. Özellikle altyapılardaki sporcuların
karakter gelişimlerine yönelik çalışmalar onların hem okul hem de gelecek spor
hayatlarındaki başarılarını etkilemektedir. Gelişimini doğru sağlamış ve zihinsel
yeteneklerini geliştirmiş çocuk ve genç sporcuların, ilerleyen dönemlerde spor hayatlarına
devam etmeleri ve başarılı birer profesyonel sporcu olmaları ihtimali çok daha yüksektir.  Üst
yapılarda ise; baskıyla baş etme, duygu kontrolü, hedef belirleme, öfke kontrolü ve
odaklanma gibi konularda destek verilen sporcuların kendi potansiyellerine ulaşmaları çok
daha kolay olmaktadır. Sporda zihinsel destek; hem gelişim hem de performans açılarından
sporcuların mutlaka almaları gereken bir destektir. Ülkemizde de yeni gelişen bu alan
hakkında sporcuların, ailelerin ve antrenörlerin farkındalığı her geçen gün artmaktadır.

Nisan 26, 2022
Nisan 26, 2022

Günümüzde elit sporcuların birçoğu psikolojik destek alarak performans düzeylerinin en
yüksek noktaya taşımaya çalışmaktadırlar. Sporda psikolojik program oluştururken dikkat
edilecek bazı noktalar vardır. Destek programını oluştururken; varsa daha önce yapılan
programı ve sporcunun performans seviyelerini değerlendirmeli, bu bilgileri kendi
yapacağımız programın temeline koymalıyız. Bunun için sporcunun geçen sezondaki
performansını incelemek ve sporcunun güçlü ve zayıf olduğu alanları bulmak gerekir. Bu
noktadaki değerlendirme sporcunun performans profili çıkarılarak yapılır. Hazırlık
aşamasında psikolojik değerlendirmelerin yanı sıra sporcuya tıbbi ve fiziksel tüm testler de
yapılmalıdır. Fiziksel form sezon başında test edilmeli ve ölçülmelidir. Sporcu hakkında
ancak böyle temel bilgiler edinildikten sonra, sporcunun performans seviyesini belirleyerek
hem performanstaki hem de teknikteki genel gelişim projeksiyonunu yapabilir ve sporcunun
ihtiyaçlarına göre özel bir çalışma programı çıkartabiliriz. Müsabaka zamanında ise, taktik
süreçlerin stresi ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu durum da sporcumuzun performansını
olumsuz yönde etkileyecektir. Bu aşama; yüksek beklentilerin, müsabaka stresinin ve
yorgunluğunun çok olduğu bir dönemdir. Sporcunun fiziksel, teknik ve psikolojik olarak
müsabakaya hazır olması sporcunun güvenini artıracaktır. Müsabaka içinde sporcu kendi
kaderinin efendisidir. Sporcular müsabaka stresi ve kaygısı ile başa çıkabilmek için temel
psikolojik yeteneklere sahip olmalıdır. Bu aşamada spor psikoloğunun yürüttüğü çalışma
programı bir diğer seviyeye geçer ve çalışmanın odak noktası, hazırlıktan müsabaka
özelindeki çalışmalara kayar.

Nisan 26, 2022

Günümüzde spora başlama yaşı giderek düşmektedir. Bu nedenle sporda branş seçme gibi
konularda çocuklardan çok aileler ön plana çıkmaktadırlar. Bu aşamada çocuğunuzun
istekleri çok açık olmayabilir. Küçük yaştaki çocuklar için sporda hedef diğerlerinden daha iyi
olmak ve sonuç elde etmek değildir. Çocuğun içgüdüsel olarak benimsediği bu yaklaşım
doğru ve sağlıklı olan düşünce tarzıdır. Çocukta yaş büyüdükçe özellikle ergenlik döneminde,
hem içsel (başarılı olma ihtiyacı, arkadaşları arasında iyi bir sosyal konum vb.) hem de dışsal
faktörlerin (maddi ve manevi ödül kazanma isteği, aileyi ve antrenörü mutlu etme çabası)
devreye girmesiyle sonuç gitgide daha da büyük önem kazanmaya başlar. Bu dönemde
ailelerin yaptığı en sık hatalardan bazıları; çocuğu diğer arkadaşlarıyla karşılaştırmak, çocuğa
gerçekçi olmayan hedefler belirlemek ve destek vermeden o hedefe ulaşması konusunda
baskı yapmak, anne-babanın çocukluğunda yapamadığı veya başarılı olamadığı konuları
çocuğun yapmasını istemek vb.dir. Zaman zaman antrenörler de bu yanlışa düşerek sadece
sonuç odaklı sporcular yetiştirmektedirler. Ailenin ve antrenörün bu gibi yaklaşımları çocuğu
süreçten uzaklaştırarak sonuca iter. Maalesef birçok branşta sporun amacının sadece sonuç
almak oluğunu sanan birçok çocuk ve genç sporcu var. Oysa sağlıklı olan ve benim gibi spor
psikologlarının önerdiği yol; içsel motivasyon kaynaklarını harekete geçirip sürece
odaklanılmasıdır. Ne gariptir ki; sürece odaklanıldığı zaman sonuç daha kolay ve eğlenceli bir
şekilde gelmektedir.

Nisan 7, 2022

Ülkemizde sporcuların sıkça rastladığı problemlerden biri de öfke kontrolüdür. Öfke
sorunu yaşayan sporcuların; öfke problemlerinin altında kimi zaman motivasyon,
kimi zaman konsantrasyon, kimi zaman da performans kaygısı problemleri olabilir.
Öfkesini kontrol etmek isteyen sporcuların nefes egzersizleri ve rahatlama için
yapılan zihinde canlandırma çalışmalarına ağırlık vermesi gerekir. Bu gibi zihinsel
yetenekleri öğrenmek ve geliştirmek içinse spor psikologları ile çalışmalıdırlar. Öfke
sorunu yaşayan sporcuların bir başka yaşadığı zorluk da performans öncesi
rutinlerini geliştirememektir. Performans rutinler; sporcuların zihinsel oyun
planlarıdır. Bu rutinler bütünü olan planlarla; sporcular kendilerini güvende ve
performansa hazır hissederler.

Öfke kontrolünü sağlayan sporcular, maksimum performanslarının önündeki önemli
bir engeli kaldırmış olurlar. Öfke kontrol edildiğinde performansa olumlu etkisi olan
bir unsur olarak karşımıza çıkabilir. Yardımcı aracı olarak kullanılan öfke, oyun
kuralları dahilinde agresif olmayı ve kazanma arzusunu artırır. Kontrol edilemeyen
öfke ise; sporcuların oyun kuralları tarafından cezalandırılmasını ve hem bireysel
hem de takım performansının düşmesine neden olur. Spor psikologları; sporcuların
uyarılmışlık düzeyini kontrol etmelerine yardımcı olarak; sporcuların öfkelerini
kontrol etmesine yardımcı olurlar.

Öfke kontrolü yaşayan sporcuların öncelikle bilmesi gereken konu; öfkeyi kontrol
edememek kader değildir. Her psikolojik yetenek gibi öfke kontrolü de; sporcunun bu
konuda bilinçlenmesi ve düzenli zihinsel antrenman yapması yoluyla geliştirilebilir.
Öfke kontrolünde sorun yaşayan ve bu konuda destek verdiğim sporcularla ilk
çalışmalar algıları üzerine olur. Öfke duyulan kişi veya durumları, sporcunun nasıl
algıladığı öfke mekanizmalarını çözmenin anahtarlarından biridir. Bu aşamadan
sonra ise kişiye özel çözümler ve yol haritası çizerek zihinsel antrenmanlara
başlanması gerekir. Düzenli ve planlı bir çalışma sonrasında sporcuların öfke
kontrolü konusunda kendilerini geliştirdikleri ve bu sayede maksimum
performanslarına bir adım daha yaklaştıkları görülmektedir.

Nisan 7, 2022
Nisan 7, 2022

Motivasyon en basit tanımı ile yaptığınız işi isteyerek yapmaktır. Bu isteğin yönü ve
şiddeti ise motivasyonun gücünü belirler. Birçok sporcunun maksimum
performansına ulaşamamasının en yaygın nedenlerinden biri sporcunun motivasyon
düzeyidir. Sporcuların hem içsel hem de dışsal motivasyon kaynakları vardır. İçsel
faktörlere örnek olarak; başarma arzusu, kendini kanıtlama ve kendini gerçekleştirme
isteği sayılabilir. Dışsal faktörler ise; para kazanma veya ödüllendirilme gibi
sporcunun dışından gelen faktörlerdir. Biz spor psikologları içsel motivasyon
kaynaklarının sporcuların başarısında daha büyük bir payının olduğunu düşünürüz.
Dışsal kaynaklar sporcuya bağlı ve kontrolünde değildir. Bu nedenle dışsal
motivasyon kaynakları bir anda ortadan kalkabilirler. Bu gibi durumlarda da sporcu
kendi motivasyon seviyesini kontrol edemeyebilir. Oysa içsel motivasyon kaynakları
sporcunun kontrolündedir. Sporcu onları değiştirmediği sürece varlıklarını
sürdürürler ve sporcuya başarma enerjisi verirler. Spor psikologlarının önemli
görevlerinden biri, sporcuların içsel motivasyon kaynaklarını bulup onları harekete
geçirmektir. Böylece sporcuların yaşadığı psikolojik dalgalanmalar da en düşük
seviyede tutulabilir. Motive olma seviyesi ideal olan sporcuların maksimum
performanslarına ulaşmaları da çok daha kolay olacaktır. Zaman zaman antrenörlerin
de takımla veya sporcularıyla ilgili kendi motivasyonları düşebilmektedir. Bu
noktalarda da biz spor psikologları görev almakta ve antrenörlere de destek
olmaktayız.

Taktik varyasyonlar ya da fiziksel performans nasıl uzman kişiler tarafından
planlanıp, uygulatılan çalışmalarla en üst seviyeye çıkartılabilirse, sporcuların
psikolojik durumları da ancak uzman kişiler tarafından planlanıp, uygulanılacak
çalışmalarla en üst seviyeye çıkarabilir. Zihinsel antrenmanlar da fiziksel
antrenmanlar gibi uzman kişilerden yardım alınarak devamlı ve düzenli bir şekilde
yapılmalıdır. Bu sayede her sporcu kendi içsel kaynaklarını bulup harekete
geçirebilir. Takım ya da bireysel, artık tüm şampiyonlar bu yolu izliyor.